Tarihin gerçek anlamdaki İlk hacker'ı Tommy Flowers
- Edison Bilgi
- 30 Oca 2022
- 2 dakikada okunur
Tarihin gerçek anlamdaki ilk hacker’ı olan, yaptığı çalışmalarla dünyanın ilk programlanabilir elektronik bilgisayarını geliştiren Tommy Flowers’ı hiç duydunuz mu? Gelin Nazilerin, II. Dünya Savaşı’nın ve WhatsApp’dan trip yemenize neden olan olayların arka planını anlatalım.

1905 yılında Londra’da dünyaya gelen Tommy Flowers, merakının peşinde koşarak, doğduğu şehrin üniversitesinden elektronik mühendisi olarak mezun oldu. Devletin posta ofisinde, telgraf ve radyo ağları üzerine çalışmaya başladı.
O yıllarda telefon araması yapan bir kişinin karşı tarafa bağlanması santral kullanmak şarttı. Santrali arıyor, bir görevliye bağlanıyor ve sizi aradığınız kişiye sizi ulaştırmasını istiyordunuz. Santral görevlisi ise iki hattın birbirine manuel şekilde bağlıyordu.

Flowers’a göre o dönem kullanılan sistemler oldukça ilkeldi. I. Dünya Savaşı boyunca yaşanan iletişim aksaklıkları, tüm bunların birer kanıtı olmuştu. Londra’da çalıştığı istasyonda telefon santrallerini tamamen otomatik hale getirmeye kafayı takmıştı.
Tam da o yıllarda Nazi Almanya'sının hüküm sürdüğü işgaller hızlanmış, Avrupa başta olmak üzere tüm dünya krize sürüklenmiş ve II. Dünya Savaşı başlamıştı. Nazilerin üstün teknolojileri arasında Flowers’ın da dikkatini çeken bir makine vardı: Enigma.

Enigma, Nazilerin planladığı tüm harekatlara ilişkin gönderilen elektronik mesajları şifreleyen bir tür güvenlik duvarı gibi çalışıyordu. Nazi işgallerini durdurmak isteyen Müttefikler, Enigma’nın şifrelerini kıramadıkları için nereye baskın ya da saldırı yapılacağını bilemiyordu.
Enigma’nın şifrelerini çözmek için araştırma laboratuvarları kuruldu. Bu sırada doktorasını tamamlayan Tommy Flowers da laboratuvarlarda çalışmaya başladı. Araştırma ekibinin başında yer alan Alan Turing, Flowers’tan Enigma için bir kod çözücü oluşturmasını istedi.

Sonuçlardan oldukça etkilenen Turing, Flowers’ı dönemin dahi matematikçilerinden Max Newman ile tanıştırdı. Newman’ın şifre kırmak için geliştirdiği Heath Robinson isimli makinede bazı sorunlar vardı. Ancak sorunlar çözülecek gibi değildi.

Flowers, programlanabilir bir makine geliştirmek için çalışmaya başladı. Saniyede 5000’in üzerinde şifreli karakteri okuyabilen ilk prototip Colossus Mark I, Şubat 1944’te çalışmaya hazır hale geldi. Flowers’ın durmaya niyeti yoktu.
Bu kez saniyede 25 bin karakter okuyabilen bir makine üzerinde çalıştı. Sadece 4 ay da hazır hale getirilen Colossus Mark II, elle yapmanın mümkün olmadığı pek çok kombinasyonu hesaplayabiliyordu.

Almanların elindeki şifreleme makinesi Lorenz’in kodlarını çözmek için kullanıldı. Savaş sonuna kadar 10 adet Colossus Mark II üretildi. Bu makinelerin çözdüğü şifreler sayesinde Müttefikler pek çok Nazi harekatını gerçekleşmeden öğrenebildi. Hatta Berlin’e kadar ulaşabildi.

Savaş sona erdiğinde ise şifre çözücü tüm Colossus Mark II’ler imha edildi, tüm istihbarat delilleri ortadan kaldırıldı. Tommy Flowers ise başarılarından dolayı nişan ve para ile ödüllendirildi. 1998 yılında vefat eden Flowers, elektronik haberleşmenin öncülerindendi.

Modern bilgisayarların mucidi Alan Turing, o cihazların haberleşmelerini sağlayan elektronik sistemlerinin tasarımcısı da Tommy Flowers’tır. Bilgisayarlar ise milyonlarca insanın hayatını kaybettiği savaş dönemlerinin bir sonucu olarak hayatımıza girmiştir.





Yorumlar